bir “çocuk” masalı – bölüm 3
Rüyasında ki çocuk kendi hatalarını ve yanlışlarını itiraf etmişti. Kendine karşı olan bu itiraf aslında onun için yeni bir umuttu. Gidenleri geri getiremezsin diyenlere karşı ve ona hatta ondan önce kendine inanmayanlara karşı birer dik duruştu bu itiraflar. O geçmişindeki hatalarını bir valize koyup yanında taşımamak için direniyordu. Ona rağmen…
Günler değişik bir hal almıştı artık. Düşüncelerini bastırmak için önce aklını uyuşturmalıydı. Uyuştuğu zamanlarda ne o çocuğu ne de o kızı düşünüyordu. Rüyalarını bile hatırlamıyor sadece anı görebiliyordu o karanlık odasında. Bu haline alışmıştı. Her gün uyumadan önce uyuşturuyordu beynini. Korkularını, rüyalarını ve o çocuğu görmek istemiyordu artık. Alışkanlıklarını bir kenara bırakmalıydı ve kendisi ile kalmalıydı. Bunu çok iyi biliyordu ama normal zamanlarda bunu yapamıyordu. Çünkü etrafındaki her şey bir şekilde geçmişini anımsatıyordu. Odası, yatağı, bozuk paralarını koyduğu küçük kutusu, kitapları… Eskisi gibi yatağında yatmıyordu. Yattığı günlerde bile sadece bir tarafındaydı vücudu. Yalnızlığı ile konuşuyor, kendisine gelmesi zaman alıyordu. İşte tüm bunları bir filmdeki o heyecanlı sahnelere kilitlenmiş insanlar gibi her gün düzenli olarak yaşamak zorundaydı. Kimi zaman geceleri uyumadan atlatıyordu kabusları kimi zaman da uyuyakalarak teslim oluyordu geçmişine…
Rüyasında ki çocuğun kendisine acıması yoktu. O da gün geçtikçe ona benzediğini anlıyor ve kendisine karşı acımasızca davranmaya başlıyordu. Sadece anlık mutluluk dürtüleri oluyordu. Bir telefonda, bir yazıda veya bir resimde… Ancak bu dürtüler bir tokat gibi inen yalnızlığın soluğuyla yok olup gidiyordu anında. Durmuyordu bu yalnızlık. Öylesine kıskançtı ki, çocuğu bırakmak istemiyordu…
bölüm 4′ ten alıntı
Günlerce odadan çıkmamıştı. Ne birisi ile konuşmuş ne de aynaya bakabilmişti. Gözlerinden akan yaşlara hakim olamıyordu. İsyan edercesine bir çığlığa dönüşmüştü aklındaki düşünceler. Yaşadıkları bir film şeridi misali kayıp gidiyordu gözlerinin önünden ve o bunu sadece izlemekle yetinebiliyordu…
